IC SANTAI FAMILY RESORT HOTEL KID'S CLUB
ŞEKER EVRENİ İÇERİSİNDE TASARLANAN MASALSI BİR ÇOCUK DÜNYASI
A FAIRYTALE CHILDREN'S WORLD DESIGNED WITHIN A CANDY UNIVERSE
IC Hotels Santai Family Resort için TTds | Tülay Tosun Design Studio tarafından tasarlanan ve uygulanan Kids Club, Teenage Club, Adventure Park ve Aqua Tower projesi; çocukların hayal dünyasının ölçek, renk ve oyun üzerinden mimari mekâna dönüştürüldüğü bütüncül bir deneyim çevresi olarak kurgulandı.
Designed and implemented by TTds | Tülay Tosun Design Studio for IC Hotels Santai Family Resort, the Kids Club, Teenage Club, Adventure Park and Aqua Tower project was conceived as a holistic experiential environment where children’s imagination is transformed into architectural space through scale, color and play.
Projenin kavramsal çıkış noktası “Candy World / Şeker Dünyası” teması üzerine kuruldu. Bu tema yalnızca dekoratif bir yaklaşım olarak değil, tüm mekânsal çevrenin mimari kimliğini belirleyen temel tasarım dili olarak ele alındı. Projede çocukların sınırsız ve fantastik hayal dünyalarının mekânsallaştırılması hedeflenirken, mimari formlarda bilinçli olarak kusursuz ve katı geometrilerden kaçınıldı.
The conceptual foundation of the project was built around the theme of a “Candy World.” Rather than functioning merely as a decorative concept, this theme became the primary design language shaping the architectural identity of the entire environment. The project aimed to spatialize the limitless and fantastical worlds existing within children’s imagination, while intentionally avoiding rigid and perfect geometries in the architectural forms.
Masalsı atmosferi güçlendirmek amacıyla farklı ölçeklerde tasarlanan yapılar; eğrisel çatılar, asimetrik açıklıklar, canlı renk geçişleri ve abartılı detaylarla çocuk çizimlerinden çıkmış küçük fantezi evlerini andıracak şekilde kurgulandı. Her yapı kendi karakterine sahip olsa da proje bütünü içerisinde tüm mekânları birbirine bağlayan ortak bir anlatı dili oluşturuldu.
To strengthen the fairytale atmosphere, structures of varying scales were designed with curved roofs, asymmetrical openings, vibrant color transitions and exaggerated details, resembling miniature fantasy houses emerging directly from a child’s drawing. While each building was developed with its own individual character, the project as a whole established a continuous narrative language connecting all spaces together.
Çatıların ve açık alanların farklı noktalarına yerleştirilen büyük ölçekli özel üretim fiberglass şeker heykelleri, renkli balon objeleri ve fantastik dekoratif elemanlar; tematik dili yalnızca görsel bir unsur olmaktan çıkararak tamamen deneyimlenen bir çevre atmosferine dönüştürdü. Bu elemanlar yalnızca dekoratif objeler olarak değil, çocukların hafızasında yer edecek mekânsal ikonlar olarak tasarlandı.
Large scale custom produced fiberglass candy sculptures, colorful balloon objects and fantastical decorative elements positioned throughout the roofs and outdoor areas transformed the thematic language into a fully immersive environmental experience. Rather than functioning solely as visual objects, these elements were designed as memorable spatial icons capable of remaining in children’s minds long after their visit.
Giriş ve resepsiyon alanı klasik bir lobi anlayışıyla değil; çocukların daha ilk anda deneyimin bir parçası haline geldiği aktif bir oyun ortamı olarak ele alındı. Giriş sekansına yerleştirilen interaktif oyun birimleri, jetonlu oyun alanları ve satış noktaları sayesinde eğlence deneyimi yapı içerisine girildiği ilk anda başlıyor.
The entrance and reception area was designed not as a conventional lobby, but as an active play environment where children immediately become part of the experience from the moment they enter. Interactive play units, token operated games and retail areas positioned along the entrance sequence ensured that entertainment begins instantly upon arrival.
İç mekânlar yalnızca oyun odaklı değil; yaratıcılık, sosyal etkileşim ve deneyimsel öğrenme üzerinden organize edildi. Üretim deneyimini destekleyen pastry kitchen alanı, rol yapma ve hikâye kurgusunu teşvik eden kostüm odaları ve Lego temelli keşif alanları farklı yaş gruplarına göre planlandı.
Interior spaces were organized not only around play, but also around creativity, social interaction and experiential learning. A pastry kitchen supporting creative production, costume rooms encouraging role play experiences and Lego based construction areas were planned according to different age groups and activity scenarios.
Projenin en karakteristik iç mekânlarından biri mini sinema salonu oldu. Gerçek bir sinema atmosferi korunurken, tüm oturma elemanları çocuk ergonomisine ve ölçeğine özel olarak üretildi. Sinema alanı aynı zamanda otelin uluslararası kullanıcı profiline cevap verebilmek adına üç farklı dilde yayın yapılabilecek şekilde tasarlandı.
One of the project’s most distinctive interior components became the mini cinema hall. While preserving the atmosphere of a real cinema environment, all seating units were custom produced according to child ergonomics and proportions. The cinema was also designed to support screenings in three different languages, responding to the international user profile of the hotel.
Açık alanlar ise gölgelikli oyun alanları, açık hava oyun ekipmanları, macera parkurları ve Aqua Tower yapısıyla bu hikâye dünyasını daha da genişletti. Tüm bu elemanlar bir araya gelerek projeyi sıradan bir çocuk kulübünden çıkarıp; çocukların ve gençlerin gün boyu vakit geçirebildiği bütüncül bir eğlence kampüsüne dönüştürdü.
Outdoor areas expanded the narrative even further through shaded playgrounds, open air play equipment, adventure courses and the Aqua Tower structure. Together, these elements transformed the project from a conventional kids club into a fully immersive entertainment campus where children and teenagers could spend entire days within a continuously evolving thematic environment.
Bu projede TTds’nin amacı yalnızca çocuklar için renkli mekânlar tasarlamak değil; çocukların ölçek algısını, oyun biçimlerini ve hayal dünyalarını mimari bir dile çevirmekti. Sonuç olarak proje; fantazi, hikâye anlatımı ve mimarlığın çocuk hayal gücü etrafında birleştiği yaşayan bir mekânsal deneyim haline geldi.
Within this project, TTds aimed not simply to design colorful spaces for children, but to translate children’s scale perception, modes of play and imaginative worlds into an architectural language. The result became a living spatial experience where fantasy, storytelling and architecture merge together within an environment shaped entirely around childhood imagination.
Belek, Antalya / Türkiye
Belek, Antalya / Turkey
Tamamlanma Yılı:
Completion Date:
2015
Çocuk Eğlence ve Rekreasyon Kompleksi
Children’s Entertainment & Recreational Complex
Mimari Tasarım, İç Mekân Tasarımı, Peyzaj Mimari Tasarımı, Tematik Tasarım, Oyun Alanı & Aqua Tower Tasarımı, Uygulama
Architectural Design, Interior Design, Landscape Architectural Design, Thematic Design, Playground & Aqua Tower Design, Implementation
IC Hotels Santai Family Resort
Tasarım & Uygulama:
Design & Implementation:
TTds
Belek, Antalya / Türkiye
Belek, Antalya / Turkey